• BIST 75.728
  • Altın 129,639
  • Dolar 3,4491
  • Euro 3,6971
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara -2 °C
  • İzmir 9 °C

Teröre kendi ülkemizde neden tepki gösteremiyoruz MÖSYÖ?

DR. Tunahan Kılıç

Gündem peş peşe gelen terör saldırıları ile bir hayli yoğun. Paris saldırısı sonrası terörün acı yüzünü yakından gören Avrupalıların duyarlılığı iki kat daha artmış durumda. Ancak sadece kendi ülkelerine yapılan saldırılarına karşı! Öyle olmalı ki ülkemizde yapılan saldırıları üstlenen terör örgütlerinin Avrupa’nın göbeğinde çadır kurmalarından hiç de rahatsız değiller. Keza Ortadoğu’da yaşananları tıpkı bir aksiyon filmi izlercesine alışıldık bir tepkisizlikle karşılarken, Filistin, Suriye, Pakistan, Afganistan’da yıllardır olanların üç beş yüz kat aşağısını kendi ülkelerinde yaşamak fazlasıyla tepki göstermek için yeterli bir sebep. Elbette sevinmiyoruz hiç bir ülke de yaşanan terör saldırılarına. Müslümanlar olarak kahroluyoruz, buğz etmekten başka bir şey gelmiyor elden. İslam emri ve ahlakımızda öldürmek ölmektir, hatta bütün insanlığı öldürmek gibidir bir tek insanı dahi öldürmek! Sevinemeyiz de! Efendimiz (S.A.V.) Bedir savaşında ölen Bedir müşriklerine hakaret eden sahabelerine müsaade etmemiş, "Onların Müslüman olmayı bekleyen evlatları var" diyerek, ölen müşrik de olsa hakaret etmelerine izin vermemiştir. Bu sebeple ölen kim olursa olsun maksadı aşan söylemlerde bulunmamaya gayret göstermek gerekir. Hedef göstermekten kaçınmak gerekir. Hele de Can Dündar gibi Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı’nı direkt suçlu gibi göstermek cahilliğin ta kendisidir. Ülkemiz bu konuda gerçekten sınav verme özürlüsü bir ülke olup çıkmaya yakındır. Bakınız; Ankara, Suruç, Diyarbakır facialarında doğrudan devleti suçlu gösterip, hatta “katil” diyebilecek kadar acımasız ve hadsiz yaklaşımlara meyledenler oldu. Paris saldırısı sonrası halkın tepkisi, basının tepkisi, hatta bizim basının Paris saldırısına tepkisine canlı olarak şahit olduk. Ankara saldırısı sonrası Çankaya’ya bile giriş çıkış yasağı gelmezken, Paris saldırısında Fransa’da olağanüstü hal ilan edildi, ülkeye giriş çıkış yasağı getirildi. Yetmedi twitter erişimi engellendi, yayın yasağı ile basın, olayın soruşturulması için beklemeye alındı. Bu gelişmelerin tamamına şahit olduk. Ülkemiz de benzer yaptırımlardan ötürü manşetlerden hükümet düşürmeye çalışanlar, halkı sokağa dökmeye çalışanlar ve daha neler neler oldu!

Bir de ülkemizde Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin, yani sırtımızı PKK, PYD’ye dayadık diyen milletvekillerin yırtınışlarına, asker ve polisimize ettikleri hakaretlerin tümünü izleme imkânı buluyoruz bölgede. Bu insanların ellerinde silahlarla barış söylemlerini, dillerinde tehditlerle demokrasi söylemlerini, el yapımı bomba, kamyon kamyon patlayıcı ve hendekleriyle özgürlükçü söylemlerini izleme imkânı buluyoruz. Akıl tutulması yaşadığımız şu günlerde bizlerin sabrını sınayan ve tutarlı olmak gibi kaygıları olmayan terörist savunucuları şanlı Türkiye Devletine “katil” diyebilme cüretini göstermekten utanmıyorlar. Basın penceresinden bakacak olursak, Ankara saldırıları, Diyarbakır, Taksim için iyi sınav veremeyen ve sürekli kışkırtıcı, ayrıştırıcı, itici, devleti suçlayıcı, ortamı gerici başlıklar atanlar daha dün Fransa için dayanışma çağrısında bulunuyorlardı. Keşke aynı hassasiyeti kendi ülkeleri için de gösterebilselerdi. Fransa basınında ise durum şöyle: Olay anından sonra yayınlanan video ve fotoğrafların hemen hiçbirinde kan lekesi yok, ceset fotoğrafı asla göstermiyorlar. Sosyal medyaya da getirilen kısıtlamalar ve sürekli halkı bilinçlendirici telkinler sayesinde, Fransız toplumu tek yürek tek bilek olmuş, polis ve askerinin, devletinin yanında saf tutuyor, teröre lanet okuyor. Biz de ise bu durumun olmaması için tüm kışkırtıcı telkinler gazete manşetlerini boy boy süslüyor. Bu birlikteliği gösteren medya organları ise hükümet yanlısı, havuz medyası, yandaş medya yaftası ile halkı yanılttığı gerekçesi ile iftiralar atılarak susturulmaya çalışılıyor maalesef.

Unutmamışken söylemekte yarar var. Bir de nur topu gibi mimarlar ve tabipler odamız mevcut. Hükümet ve Türkiye Cumhuriyeti söz konusu olduğunda üzerine vazife olmayan her şeye maydanoz olurlar. PKK’nın Türkiye’de haince katlettiği çocuklarımızın, doktorlarımızın, polislerimizin ve askerlerimizin haberlerini çok yakından almalarına rağmen kınamayan, ses etmeyen bu nadide odalarımızı milletimizin takdirine bırakıyoruz. Azıcık kendi ülkelerine duyarlı olmalarını bekliyoruz. Toplumsal dayanışma gösteremeyen, ülke menfaatlerini göremeyen değişik bir basın sürümüz mevcut. Allah sonumuzu hayretsin.

İletişim Mail : kilic_tunahan@hotmail.com

Bu yazı toplam 644 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Kamu Personeli Alımı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.