• BIST 75.728
  • Altın 129,639
  • Dolar 3,4491
  • Euro 3,6971
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara -2 °C
  • İzmir 9 °C

İSTEK VARSA ÇÖZÜM DE VAR

Esra Aykılıç

“Dikkat, hiçi her şeye dönüştürür” Goethe:

Dikkat dediğimizde aklımıza odaklanmak, bir noktaya tüm dikkatimizi vermek gelir. Veya tam aksine dikkat eksikliği konsantre olamama gibi durumlar zihni meşgul eder. Motivasyonumuzun zayıf olduğu veya başka şeylere odaklanma ve dikkat eksikliğimizin olduğu bu gibi durumlarda, mevcut potansiyellerimizin çok azını kullanabiliriz. Birçok aracı, teknolojik aletleri mükemmel bir şekilde kullanabilmemize rağmen zihnimizi ve duygularımızı yeterince iyi tanımıyor, ona yeterince hakim olamıyor, dolayısıyla da onda oluşan sorunlar karşısında çoğu kez çaresiz kalabiliyoruz. Konsantrasyon sorunu çok nedene bağlıdır. Ve tek bir çözümü de yoktur. Konsantrasyon tam anlamı ile, dikkat dağıtıcı şeyleri eleyerek yapılacak işe odaklanmaktır. Edison’ da konsantrasyon tanımını ‘’ Bezginlik duymadan fiziksel ve zihinsel enerjiyi tek bir noktaya sürekli uygulama yeteneğidir’’ şeklinde yapmıştır. Bunu en üst düzeyde çocuklar yaşar. Her şeye konsantre olabilirler. Çünkü onların ne gelecek endişesi vardır nede geçmiş kafalarındadır, onlar bugüne anlam verirler. Çocuk yaşadığı ana odaklanır.  Örneğin çizgi film izleyen çocuk sizi duymaz. Aynı şey maç izleyen yetişkin içinde geçerlidir. Yani önemli olan yapılan işi, etkinliği çalışmayı sevmekten geçiyor. Başarılı insanların hayatlarını incelersek onların konsantrasyon problemi yaşamadıklarını görürüz. Çünkü ilgi düzeyleri yüksek ve yaptıkları işi sevmişlerdir. İçinde bulunduğu çalışmadan zevk alan insanlar bu problemle karşılaşmazlar.

Bu problemin başlıca nedeni zihni dağınıklıktır. Bu dağınıklık ya kişiden kaynaklanır ya da dış etkenlerden. Örneğin çalışma ortamınızdaki nesneler, odanızın dağınıklığı sizi hayal dünyasına sürükleyebilir. Ya da yatarak ders çalışmak uykunuzun gelmesine neden olur çünkü beden kendini salacaktır ve uyku ve uyuşukluk hissiyatı daha baskın olacaktır. Beden ve beyin beraber çalışırlar. Yatarak çalışmak beyninize ders çalışma isteğini değil, uyuma isteğini gönderir. Beyin kimyası diye bir şey var ve onu düşünce ve hal hareketlerimizle oluşturduğumuz enerjimizle bizler yönetiyoruz.

Veya hedef belirlememe, hedefin yetersiz olması, hedefe aşırı bağlanma da konsantrasyon bozukluğuna neden olur. Seçtiğiniz hedef potansiyelinizin çok çok üzerinde olursa ya da hedefe çok uzak olursanız bu problem yine sizlerle olacak. ‘’Okunu hedeften öteye atan okçu, okunu hedefe ulaştıramayan okçudan daha başarılı değildir’’ demiş Motnagine. En güzeli hedefi kendinizi tanıyarak seçip, 9-10 aylık ideal zamanda haftalık veya aylık soru ve puan hedefi koyarak tekrar ilginizin ve alakanızın oluşmasını sağlamak olacaktır. Bu, hedefe körü körüne bağlanın anlamına gelmiyor. Bu seferde yatıp kalkıp, ders çalışırken, yemek yerken o hedefle ilgili hayaller kurar olursunuz. Bunun içinde size hedefi hatırlatacak şeylerden uzak durmak gerekir. Mesela taban puan kitapçıkları. Öğrenciler kendilerini telkin ederek bu kaygıdan uzak durabilirler ve konsantrasyona kavuşabilirler. Zihni yeniden düzenlemek insanın kendi elindedir. Kaygımız az da olmayacak çokta. Denge de olduğu sürece bu problemlerle karşılaşmayız. Olumsuz düşüncelerinizi, zihinsel canavarlarınız olmadan öldürün. Ve engeller, hedefinizden gözlerinizi kaçırdığınızda gördüğünüz ürkütücü şeylerdir. Hedefinizi koyup, dengeli kaygınızla yola devam edin ve başarı sizi bekliyor olacaktır.

Yazımı konsantre şekilde okumayı başaranlar, konsantre problemlerini de alt edebilirler, çünkü kendi elimizde her şey. :)

İletişim Mail : aykilicesra@gmail.com

Bu yazı toplam 1143 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 2
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Kamu Personeli Alımı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.